top of page
  • Merec

Papatyalar ve Güller

Sonbahar tembelliğini sırtlamış, düşen damlalar

Güneş doğmadan henüz minibüsümün camına

Süzülüyorlar usul usul


Dans edercesine tutuyorlar ritim,

Sözgelimi kulağıma gelen fısıltılara.

Onlar süzüldükçe anımsıyorum seni,

Anlatmadığım saf hislerini, ışıldar gözlerini uzun uzun.


Şans vermek ihanet midir kendime, dedim.

Sevemez mi, lalem söyle, bir insan mantığıyla?

Bilemem gaybı ama sen de boş değilsin sanki


Diye sayıklarken ben

Papatyalar uçuşuyor arkanda,

Gelmiş mevsimi yine umut avcılarının,

Getirmiş yanında ufak bir hüzün.


Goncalar, nilüferler önümdeyken seni istedim.

Papatyalar üzülmesin istedim, karanfiller eğilmeden

Bükmeden başlarını, toprağın olursam, toprağım olursan

Ne koparılır papatya

Ne de solar gülün


Yağmurlar yağsa, seller aksa ha bin birim ha bir birim

Yapraklarımızdan kenetlendikten sonra

Toprağın olursam, toprağım olursan

Sararsa da papatya

Sendelese de gül, ağlamayın, gülün.


Bulutların, karların ardından yeniden doğar güneşim;

Papatya bembeyaz olur bir anda, topallamaz artık gül.

Işığı da ısısı da

Toprağı da suyu da

Gülüdür çünkü, papatyanın

Ve papatyasıdır, çoktan gülün.

Uçuşana dek bir kasırgada

Kenetli yaprakları ayrılmadan

Ayırmaz yine ölüm


Merec

Comments


bottom of page