top of page
  • Şevval Nur Karpuzcu

Masal Olmak Arzusunda Bir Öyku

"Can I be free as a bluebird?

In the open sky I'll fly high

To be free from my fears is the only wish that I have..." 

- Lola Marsh, Bluebird


           Bu bir öykü... Bir masala dönüşme umuduyla amansız bir rüyanın içinde yanıp tutuşan sıradan bir öykü. Bu bir hayat. Yıldızları toplanmış, ay ışığına muhtaç karanlık bir gökyüzünün sarıp sarmaladığı bir topraktan yeşermek uğruna, sesini duyurmak adına bağıran bir sıradan hayat. Bir hayat ki hikâyesini anlatacak kimsesi olmayan, görünmez, sakin ve unutulmaya mahkûm. Yalnızlığın avuçlarından güneşi selamlayan, veryansınlarda kendisini eskitmiş, tozlanmış ve yıpranmış gecenin hemen ardından gün ışığını bekleyen, acılar uykusundan henüz uyanmış hayat.


      Hayat, evvelinde hüznün arkadaşı, acının anası, umutsuzluğun kardeşi, esaretin eviydi. Evvelinde boğardı beni, kırardı kapılarımı dünyaya açılan, koparırdı iplerimi beni kendine bağlayan, yakardı gözlerimi ve soldurup tenimi ölümü bekleyen bir aciz bedene dönüştürmeye çalışırdı beni. Yegâne hedefini beni yıkmak olarak seçer, dur durak bilmeksizin bir hırsla çabalardı. Hâlbuki şimdi durgun. Dingin bir tavır takındı çehresine, gülümsememi istiyor. Tebessümler filizlensin yüzümde, kahkahalar duyulsun benden, arzusu bu. Zira tanışıklığımız var artık. Birbirimizin tesiri altındayız. O beni etkiliyor, ben onu. Dost olmak üzereyiz gibi hissetmekteyim. Ona, sarılmak nedir ve bir insana nasıl sarılırsın onu öğretiyorum. O da bana güveni anlatıyor. O bana sarılıyor şimdi, ben de ona güveniyorum. 


     Eskiden ellerim düşerdi hep, tutunacak bir şey bulamaz, yokuş aşağı yuvarlanırdım. Şimdi ellerim sıcacık, ellerim hayat dolu, gözlerim parlak ve sesim umut, gökyüzüm çiçek, saçlarım hayal, yeryüzüm neşe kokuyor. Acımasız bir nefret güdümünün ardından insanın kapısını çalan yorgunluğu aşmaktayız ikimiz de; küslüğümüz, düşmanlığımız bitti. Zorluklar sona ermese dahi yaşamak bir kolaylaştı sanki. Yaşamak adına, hayat hayaller hediye ediyor adıma. Kendi hayallerini benimle paylaşmak arzusunda tutuşuyor. Sıradan hayat beni öylesine içten kucaklıyor ki insanlara ulaşabiliyorum artık. Yalnızlık çukuru ayaklarımın altında, ufak ve toprağa karışmış, fark etmeksizin güzel bir tuvale bulaşmış önemsiz bir nokta gibi görünüyor. Görmek istemedikçe kimsenin bakışına değmeyen bir detay gibi yeryüzünde. Tüm korkularımsa o çukurun içinde birbirlerini kemiriyorlar. Ben ise bir mavi kuş misali, masmavi, ve bulutların bile bana engel olmamak adına yolumdan çekildikleri gökyüzünde, yükseklere uçuyorum. Hayat beni kendine bağlayarak beni özgür kılıyor aslında.


      Mavi kuş gibi özgürlüğü kanatlarımda taşırken korkulardan kurtulup gökyüzüne uyum sağlamak istercesine yükseliyorum şimdi. 


  Ve hayat, en sonunda masala dönüşüyor...


Şevval Nur Karpuzcu



Comentarios


bottom of page