top of page
  • İlker Has

Fotoğrafa Aşık Olmak

Üzerinden hisler akan, bulanık bir şekilde adaların gözüktüğü fotoğraf, içerisinde ne anlamlar ne derin yaralar taşıyordur, kim bilir kaç senede gelmiştir bu hale, kaç sigara dumanı çekmiştir, kaç insan görmüştür onu ve kaçı fark etmiştir? Senden benden yaşlıdır burası, kaç kuş pisliği, kaç yağmur damlası düşmüştür, ne kadar yaşamıştır ki yüzüyle sırtı birbirine karışıp bu kadar şeffaf olmuştur. Tek bir fotoğraf karesi, tek bir fotoğraf ya! Tek bir tanesi bulunduğumuz yerden bizi alıp en uzak, en ıssız ve amansız arazilere götürebilir miydi? Fotoğrafı çektiğim andan itibaren bende nasıl bu denli derin yaralara sebebiyet verebilirdi? Hayatım bir fotoğraf karesine göre nasıl da bu kadar değişebilirdi?


Bir fotoğrafa aşık oldum, hem de bir daha asla görmek istemeyeceğim ama kendisini de her zaman yanımda taşıdığım ve geceleyin çıkartıp baktığım bir fotoğrafa gönlümü kaptırdım. Eşsiz güzelliğine doyamıyorum. Bilmediğim birisini özlüyorum, daha önce hiç duymadığım ve adını bilmediğim birini özlüyorum. Gece fotoğrafına bakabilecek kadar çok, ona şiirler okuyacak kadar, akşam çayında karşıma oturtup sohbet edebilecek kadar çok. Oturup uzun uzun bakıyorum, sadece anlamak istiyorum, onu bu hâle neler, kimler getirmişti? Böyle bir güzelliği neden benden başka kimse fark edememişti, en çok da bunu merak ediyorum. Hayatta en çok istediğin şey ne olurdu deseler, ilk vereceğim cevap bu pencerenin konuşması olurdu. Kaç bahar görmüş, kaç insan gezmiş, kaç yağmur geçirmişti bu pencere. Bu pencere benim olsa onu en güzel perdelerle süsler, en güzel çiçeklerle donatır ve en derin duygularla severim oysa halen en derin duygularımı ona bahşediyorum ya...


Üzerindeki küçük küçük noktaları siğillere, alt tarafın siyahlaşmasını da çok içtiğine yoruyorum. Üzerince onlarca kişinin izi var. Olsun, seni yine de seviyorum. Hiçbir zaman gelmeyeceğini bildiğim halde bana o bulanık gözüken manzarayı anlatacaksın diye bekliyorum. Seni karşıma alıp oturtmak hayallerimi sıralamak istiyorum. Seninle karşılaşmaktan korkmama rağmen ölesiye özlüyorum. Seni küçük bir şiire sığdıracağım, ne kadar sevsem de yok etmek zorundayım. Yüreğime, kilitli kapıların ardına göndermeliyim.


Gecenin karanlığında ağlayan bir kedi,

Mutlu olmuştu bir nevi,

Hani, nerede onun sevindireni?


İlker Has


Comentários


bottom of page